Rizenin essiz dogasinda dort gun boyunca unutulmaz bir kesfe cikacaginiz bu tur Karadenizin buyulu atmosferinde huzur dolu bir yolculuk sunuyor. Tarihi koylerden yemyesil yaylalara etkileyici selalelerden geleneksel el sanatlarina kadar bircok farkli deneyimle dolu olan bu turda Firtina Vadisinin serin havasi Pokut ve Sal Yaylalarinin buyuleyici manzaralari Zilkalenin gorkemli silueti Palovit Selalesinin gurultulu sulari ve Huser Yaylasindan izlenen sis denizi manzarasi gibi dogal harikalari kesfedeceksiniz.
Ceceva Cay Bahcesinde cay in uretim surecini ogrenip Surmenenin bicakci carsisinda el yapimi bicaklari inceleyerek Karadenizin zengin kulturunu hissedeceksiniz. Bu tur doga ile ic ice olmanin yani sira bolgenin geleneksel yasamina taniklik etmenin keyfini sunuyor her adimda Karadenizin essiz guzelliklerini kesfetmek icin bir firsat yaratiyor.
Tura, tarihi taş köprüleri ve otantik mimarisiyle ünlü Şenyuva Köyü’nde başlıyoruz. Çinçiva olarak da bilinen bu köy, Fırtına Deresi’nin yanında, masalsı bir atmosfer sunar. Bölgedeki tarihi kemer köprülerde fotoğraf molası veriyoruz ve köyün samimi ortamını keşfediyoruz.
Şenyuva’nın ardından rotamız, deniz seviyesinden 2.100 metre yükseklikteki Pokut Yaylası. Bulutların üzerinde hissedeceğiniz bu büyülü yaylada, Karadeniz ormanlarının yemyeşil manzarasına hayran kalacaksınız. Pokut, özellikle ahşap evleriyle ve manzarasıyla doğa severlerin vazgeçilmez duraklarından biridir.
Pokut Yaylası’ndan kısa bir yürüyüş mesafesinde bulunan Sal Yaylası, Karadeniz’in huzur dolu yayla yaşamını gözlemlemek için idealdir. Burada, geleneksel yayla evlerini görüp muhteşem doğanın tadını çıkarabilirsiniz. Günün sonunda Fırtına Vadisi’nde konaklayarak, derenin sesi eşliğinde huzurlu bir geceye hazırlanıyoruz.
İkinci gün, Fırtına Vadisi’nin yamaçlarına inşa edilmiş büyüleyici bir kale olan Zilkale ile başlıyor. Bu tarihi yapı, dik bir uçurum üzerinde konumlanmış olup etkileyici bir manzara sunar. Zilkale’nin tarihçesi ve Karadeniz’in geçmişteki savunma stratejileri hakkında bilgiler edindikten sonra fotoğraf çekimi için zaman ayırıyoruz.
Zilkale’den sonra, bölgenin en güçlü debisine sahip şelalesi olan Palovit Şelalesi’ni ziyaret ediyoruz. Şelalenin gürültülü akan suları ve etrafındaki yemyeşil doğa, adeta büyüleyici bir tablo gibi karşınıza çıkacak. Şelalenin serinliği eşliğinde keyifli bir zaman geçiriyoruz.
Sıradaki durağımız, nadir bulunan şimşir ağaçlarının oluşturduğu Şimşir Ormanları. Bu büyülü atmosferde kısa bir yürüyüş yaparak doğanın mucizelerine tanıklık edeceğiz.
Günümüzün ikinci yarısında yüksek irtifadaki Gito Yaylası ve Badara Yaylası’na çıkıyoruz. Gito Yaylası’nda panoramik manzaralar eşliğinde nefes kesen bir atmosfer sizi bekliyor. Badara Yaylası ise, huzur dolu ortamıyla bölgenin en sakin köşelerinden biri. Yayla yaşamını tanıyıp doğanın keyfini çıkardıktan sonra tekrar Fırtına Vadisi’ne dönüyoruz.
Üçüncü günümüz, Fırtına Vadisi’nin derinliklerindeki Tar Deresi Bulut Şelalesi ile başlıyor. Adeta saklı bir cennet gibi olan bu şelale, doğanın en saf ve etkileyici yüzünü görme şansı sunuyor. Şelaleye giden yürüyüş yolunda, kuş sesleri ve dere şırıltısı eşliğinde huzur bulacaksınız.
Sonraki durağımız, Rize’nin en bilinen ve en çok ziyaret edilen yaylalarından biri olan Ayder Yaylası. Termal sularıyla ünlü bu yayla, çam ormanlarının arasında adeta bir doğa harikası. Burada öğle yemeği molası vererek Karadeniz mutfağının eşsiz lezzetlerini tadabilirsiniz.
Ayder’den sonra Avusor Yaylası’na doğru yola çıkıyoruz. Avusor, özellikle gölleriyle ünlüdür ve maceracı ruhlara hitap eden bir yayladır. Serin hava ve dingin ortam, ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunar.
Günün sonunda, gün batımını izlemek için Huser Yaylası’na çıkıyoruz. Bu yayla, Karadeniz’in ünlü sis denizi manzarasına tanıklık etmek için en ideal noktadır. Güneşin bulutların arasından batışını izlemek, unutulmaz bir anı olarak hafızalarınıza kazınacak. Gece yine Fırtına Vadisi’nde dinlenerek günü tamamlıyoruz.
Son günümüzde, dünyaca ünlü Rize çayının üretildiği Çeçeva Çay Bahçesi’ni ziyaret ediyoruz. Burası, çay tarlalarının oluşturduğu büyüleyici manzarasıyla kartpostalları aratmayan bir yer. Çayın üretim aşamalarını öğrenip, enfes bir Karadeniz çayı tadabilirsiniz.
Çay bahçesinden sonra, el yapımı bıçaklarıyla ünlü Sürmene Bıçakçı Çarşısı’na gidiyoruz. Burada ustaların el emeğiyle hazırladığı bıçakları inceleyebilir ve sevdiklerinize hediyelik olarak satın alabilirsiniz.
Turumuzun son durağı, çayın işlenme sürecini yerinde göreceğiniz bir çay fabrikası olacak. Fabrikada, çayın dalından bardağınıza kadar olan serüvenini öğrenirken, Karadeniz’in bu eşsiz lezzetinin arka planındaki emeği takdir edeceksiniz.
Son olarak, havalimanına doğru yola çıkıyor ve Karadeniz’in yeşil doğasında geçen unutulmaz bir turu tamamlıyoruz.